Klasik Masallar10 Yaş Masalları2 Yaş Masalları3 Yaş Masalları4 Yaş Masalları5 Yaş Masalları6 Yaş Masalları7 Yaş Masalları8 Yaş Masalları9 Yaş MasallarıYaslara Göre Masallar

Yağmuru Unutan Bulut

Yağmuru Unutan Bulut

Yağmuru Unutan Bulut Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. yağmuru unutan bulutların masalına başlıyoruz , Gökyüzünün yeryüzüne biraz daha yakın olduğu eski zamanlarda, bulutların da tıpkı insanlar gibi isimleri varmış. Kimi bulut kar yağdırır, kimi gökkuşağının ortaya çıkmasına yardım eder, kimi de sıcak yaz günlerinde yeryüzüne serinlik verirmiş.

Gökyüzünün en küçük bulutlarından birinin adı Pofuduk‘muş.

Pofuduk bembeyaz, yuvarlak ve pamuk gibi yumuşak görünürmüş. Rüzgâr estiğinde gökyüzünde neşeyle süzülür, aşağıdaki çocukların kendisini farklı şekillere benzetmesini çok severmiş.

“Bak, tavşana benziyor!”

“Hayır, kocaman bir dondurma!”

“Bence bir gemi!”

Pofuduk bunları duydukça gülümsermiş.

Ancak Pofuduk’un önemli bir görevi varmış.

Yağmur zamanı geldiğinde içine topladığı su damlalarını yeryüzüne bırakması gerekiyormuş.

Fakat bir sabah uyandığında çok önemli bir şeyi unuttuğunu fark etmiş.

Pofuduk nasıl yağmur yağdırıldığını hatırlamıyormuş!

Gökyüzündeki Büyük Toplantı

O sabah bulutların büyük toplantısı varmış.

Yaşlı Bulut Gürbüz, elindeki hava haritasına bakmış.

“Bugün Çiçek Vadisi’ne yağmur götürmemiz gerekiyor.”

Bulutlar sırayla görevlerini almışlar.

“Ben kuzeydeki ormana giderim.”

“Ben gölün çevresine yağmur bırakırım.”

Sıra Pofuduk’a gelmiş.

“Sen de Çiçek Vadisi’nin güneyindeki tarlalara gideceksin.”

Pofuduk endişelenmiş.

“Ben mi?”

Gürbüz şaşırmış.

“Evet. Geçen yıl da oraya gitmiştin.”

Pofuduk bunu hiç hatırlamıyormuş.

Ama utanmış.

Diğer bulutların onunla dalga geçmesinden korkmuş.

Bu yüzden gerçeği söylemek yerine:

“Tamam!” demiş.

Görev yerine doğru uçmaya başlamış.

Susayan Çiçekler

Pofuduk Çiçek Vadisi’ne ulaştığında aşağıya bakmış.

Toprak kurumuş.

Papatyalar başlarını eğmiş.

Ayçiçekleri gökyüzüne bakıyormuş.

Küçük bir dere bile eskisinden daha yavaş akıyormuş.

Tarlada çalışan Duru adında küçük bir kız gökyüzüne bakmış.

“Yağmur bulutu geliyor!”

Çiftçiler sevinmiş.

“Sonunda yağmur yağacak.”

Pofuduk bunu duyunca daha da endişelenmiş.

“Haydi Pofuduk, düşün. Yağmur nasıl yağıyordu?”

Kendisini sallamış.

Hiçbir şey olmamış.

Hızla dönmüş.

Yine hiçbir şey olmamış.

Karnını şişirmiş.

“Puuuf!”

Aşağıya tek bir damla bile düşmemiş.

Duru uzun süre beklemiş.

Ama yağmur başlamamış.

Pofuduk utanarak vadiden uzaklaşmış.

Rüzgâr’a Sorulan Soru

Pofuduk gökyüzünde ilerlerken arkadaşı Rüzgâr ile karşılaşmış.

Rüzgâr:

“Neden üzgünsün?”

“Üzgün değilim.”

“Az önce ters yönde uçuyordun.”

Pofuduk hemen durmuş.

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

Pofuduk daha fazla saklayamamış.

“Yağmur yağdırmayı unuttum.”

Rüzgâr gülmemiş.

Şaşırmamış da.

Sadece:

“Peki birine sordun mu?” demiş.

Pofuduk:

“Hayır.”

“Neden?”

“Bulutların yağmur yağdırmayı bilmesi gerekir. Bunu unuttuğumu söylersem herkes benim kötü bir bulut olduğumu düşünür.”

Rüzgâr hafifçe esmiş.

“Bir şeyi bilmemekle öğrenmek istememek aynı şey değildir.”

Pofuduk düşünmüş.

“Bana öğretebilir misin?”

“Ben bulutları taşırım ama yağmur yağdıramam. Fakat bunu çok iyi bilen birini tanıyorum.”

Yaşlı Deniz

Rüzgâr, Pofuduk’u büyük denizin üzerine götürmüş.

Aşağıda uçsuz bucaksız mavi sular varmış.

Pofuduk seslenmiş:

“Deniz! Deniz!”

Dalgalar kıyıya vurmuş.

“Şıpır… şıpır…”

Derinlerden sakin bir ses yükselmiş.

“Ne oldu küçük bulut?”

“Yağmur yağdırmayı unuttum.”

Deniz gülümsemiş.

“Öyleyse önce yağmurun nereden geldiğini hatırlayalım.”

Güneş gökyüzünden denizi ısıtmaya başlamış.

Suyun minicik parçaları görünmez biçimde yükselmiş.

Pofuduk:

“Bunlar nereye gidiyor?”

“Sana.”

Pofuduk bir süre denizin üzerinde beklemiş.

Yavaş yavaş içine daha fazla su toplamaya başlamış.

Bembeyaz rengi biraz koyulaşmış.

“Şimdi çok ağır hissediyorum.”

Deniz:

“Çünkü içinde su damlaları birikiyor.”

Pofuduk heyecanlanmış.

“Şimdi yağmur yağdırabilir miyim?”

“Henüz biraz daha öğrenmen gerekiyor.”

Dağların Üzerinde

Rüzgâr yeniden esmiş.

Pofuduk’u yüksek dağlara doğru götürmüş.

Yükseldikçe hava serinlemiş.

Pofuduk titremeye başlamış.

“Burası çok soğuk.”

İçindeki küçük su damlaları birbirlerine yaklaşmış.

Bazıları birleşerek daha büyük damlalara dönüşmüş.

Pofuduk bir anda:

“Sanırım bir şey oluyor!”

İçindeki damlalardan biri aşağı düşmüş.

“Pıt!”

Pofuduk şaşkınlıkla:

“Yağmur!”

Bir damla daha düşmüş.

“Pıt!”

Sonra bir tane daha…

“Pıt, pıt, pıt…”

Pofuduk sevinçle bağırmış:

“Hatırladım!”

Rüzgâr kahkaha atmış.

“Belki de hatırlamadın.”

“Nasıl yani?”

“Yeniden öğrendin.”

Pofuduk bunu düşünmüş.

Rüzgâr haklıymış.

Çiçek Vadisi’ne Dönüş

Pofuduk hemen:

“Vadiye dönmeliyiz!” demiş.

Rüzgâr onu Çiçek Vadisi’ne doğru taşımış.

Aşağıda Duru hâlâ tarladaymış.

Gökyüzündeki koyu bulutu görünce:

“Pofuduk geri geldi!”

demiş.

Pofuduk vadinin üzerine gelmiş.

Ama bu kez acele etmemiş.

Denizden öğrendiklerini düşünmüş.

İçindeki damlalar yeterince büyüdüğünde ilk yağmur damlası düşmüş.

Sonra ikincisi…

Ardından yüzlercesi…

Şıpır şıpır şıpır!

Yağmur başlamış.

Duru ellerini gökyüzüne açmış.

“Yağıyor!”

Çiftçiler sevinmiş.

Çiçekler yavaşça doğrulmuş.

Kuruyan toprak suyu içine çekmiş.

Küçük dere yeniden neşeyle akmaya başlamış.

Pofuduk hayatında hiç bu kadar mutlu olmamış.

Büyük İtiraf

Görevi bittikten sonra Pofuduk bulutların toplantısına dönmüş.

Yaşlı Bulut Gürbüz:

“Çiçek Vadisi’nde güzel bir yağmur yağdırdığını duydum.”

Pofuduk başını eğmiş.

“Sana bir şey söylemem gerekiyor.”

“Dinliyorum.”

“Sabah yağmur yağdırmayı hatırlamıyordum.”

Diğer bulutlar ona dönmüşler.

Pofuduk devam etmiş:

“Söylemeye utandığım için biliyormuş gibi davrandım.”

Bir süre sessizlik olmuş.

Sonra Gürbüz:

“Peki sonra ne yaptın?”

“Rüzgâr’dan yardım istedim. Denizden ve dağlardan yeniden öğrendim.”

Gürbüz gülümsemiş.

“Demek bugün yalnızca yağmur yağdırmayı öğrenmedin.”

Pofuduk şaşırmış.

“Başka ne öğrendim?”

“Yardım istemeyi.”

Yağmuru Unutan Bulut

Küçük Bulut Okulu

Pofuduk yaşadığı olaydan sonra bir fikir bulmuş.

“Yeni oluşan küçük bulutlara yağmurun nasıl meydana geldiğini öğretsek nasıl olur?”

Gürbüz bu fikri çok sevmiş.

Böylece gökyüzünde Küçük Bulut Okulu kurulmuş.

Pofuduk da okulun ilk yardımcı öğretmeni olmuş.

Küçük bulutlara denizlerden yükselen suyu, serin havayı ve damlaların nasıl birleştiğini anlatıyormuş.

Fakat her dersin başında aynı şeyi söylüyormuş:

“Anlamadığınız bir şey olursa mutlaka sorun.”

Küçük bir bulut bir gün:

“Ama soru sorarsam bilmediğimi anlarlar,” demiş.

Pofuduk gülmüş.

“Ben de bir zamanlar öyle düşünüyordum.”

Sonra Çiçek Vadisi’nde yaşadığı macerayı anlatmış.

Duru ile Pofuduk

Pofuduk zaman zaman Çiçek Vadisi’ne yağmur götürmeye devam etmiş.

Duru da onu gökyüzünde gördüğünde hemen tanıyormuş.

“Merhaba Pofuduk!”

Pofuduk biraz yağmur bırakıp yoluna devam ediyormuş.

Bir gün Duru arkadaşına:

“Bulutların bizi duyduğunu düşünüyor musun?” diye sormuş.

Arkadaşı:

“Bilmiyorum.”

Duru gülümsemiş.

“Ben Pofuduk’un duyduğuna inanıyorum.”

Gökyüzündeki küçük bulut gerçekten de onu duyuyormuş.

Neşeyle biraz daha kabarmış.

Fakat artık yalnızca yağmur yağdırmayı bildiği için kendisiyle gurur duymuyormuş.

Bir şeyi bilmediğinde:

“Bilmiyorum, bana öğretir misin?”

diyebildiği için de mutluymuş.

Çünkü o gün çok önemli bir şey öğrenmişti:

Bir şeyi bilmemek utanılacak bir durum değildir. Soru sormak, yardım istemek ve yeniden öğrenmeye çalışmak insanı küçültmez; tam tersine gelişmesine yardımcı olur.

Sonra Pofuduk rüzgârın peşine takılmış ve yeni tarlalara doğru süzülmüş.

Arkasında incecik bir yağmur ve kocaman bir gökkuşağı bırakmış.

Gökten üç yağmur damlası düşmüş. Biri soru sormaktan çekinmeyenlere, biri yardım isteyenlere, biri de bu masalı sonuna kadar okuyan çocuklara gitmiş.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu